Başbuğ Ergenekon kumpasıyla ilgili konuştu: Gururuna yediremeyip intihar edenler ne olacak

26. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ Habertürk’te Didem Arslan Yılmaz’ın suallerini yanıtladı.

Başbuğ’un açıklamalarından satır başları şöyle:

Aslında komplonun anne hedefi TSK. TSK anne amaç olmakla birlikte bu erken net anlaşılıyor ki, aslında komplolar sürecinin anne hedefinde Atatürk ve Cumhuriyet var. Komplolar 2007 seneninde başlıyor, 2014 seneye civarindan sürüyor. Bunun tek de yargılama zamani var. İlk gözaltı sürecinden başlatırsak 12 sene geçmiş. bu erken komplolar çerçevesinde yapılan davalara baktığımızda, yaklasik olarak hepsinin sonuçlandığını, suçlanan herkesin salıverilme ettiğini görüyoruz. Pazartesi de Ergenekon davasıyla alakalı olarak mahkemenin kararı netleşti. Bu süreçte komplolardan tam neticelenmeyen Yalnızca Balyoz davasındaki 7 kişinin vaziyeti var. Onların dosyası da Yargıtay’da alakalı dairede yıllardır bekliyor. Temenni ederiz ki o dava da tek vakit evvel beraatla neticelenir ve böylelikle komploların hepsi sonuçlanmış olur.

“GURURUNA YEDİREMEYİP İNTİHAR EDENLER NE OLACAK?”

2007’den bugüne kadarki sürece baktığımızda beraatla sonuçlandı, çeşitli davalar bitti. Bu süreçte hayatlarını kaybeden arkadaşlarımız var. Asker sivil. Türkan Saylan hastaydı belki de ölümünü hızlandırdılar. İlhan Selçuk hasta kisi değildi, belki de Selçuk üzüntüler ve karşılaştığı vaziyetler karşısında, Hem de geçenlerde birisi ‘ben artık yaşamak istemiyorum’ demişti. Ali Tatar var. Gencecik tek öğretmen, deniz subayımız. Dayanamadı, gururuna yediremedi intihar etti. Abdülkerim Kırca var. zaptiye subayıdır, terörle mücadelede benim yanımda da görevli var olan birisi. Alay komutanı iken PKK’lılarla ugras ederken Ne yazık ki yürüyemez vaziyete geldi. çalisma süresini tamamlamis Başka bir deyişle emekli oldu. bendeniz onu MGK genel Sekreterliği’ne aldım, sandalyesiyle geliyordu. PKK karşısında kahramanca ugras eden Abdülkerim Kırca suçlandı. Sayın Ahmet Necdet Sezer tarafından onur madalyasıyla ödüllendirdi. Gururuna yediremedi, intihar etti.

“HAYATINI KAYBEDENLERE neden OLANLAR CEZASINI GÖRMELİ”

– Muzaffer Tekin. Silivri’de hastalandı, kanser oldu. Onurlu tek çocuk. Kaşif Kozinoğlu var. Cem Aziz Çakmak var amiral. Murat Özenak var. Kuddusi Okur var. Şimdi ne olacak? Bu komploları işleyen yurttaslar aslında tek insanlık suçu işlemişler. Kaç kişinin hayatına malolmuşlar. Özürle bu can veren insanları art mi getireceğiz? koşul olan cezaları görmeliler. tek noktada şehit var olan bu kıymetli arkadaşlarımız asker sivil bunları bendeniz şehit olarak görüyorum. Bunların acısında özür dilemek hafif kalır. Hayatını kaybedenlere neden olanlar netlikle cezasını görmeli.

“GÜLEN TERÖR ÖRGÜTÜ 80’DEN ardindan TSK’YA SIZMAYA BAŞLAMIŞ”

neden Ergenekon’dan Çıkış kitabımızda neden dahada evvelki kitaplarımız var. Bu komplolar 2007’de başlatırsak, 2014’e civarindan sürecek var olan komplolarda esas amaç ne idi? Kimin açısından? elbette Fetullah Gülen pkk terör Örgütü açısından, dış güçler açısından, siyasi iktidar açısından bakacağız. benim düsünceme göre esas nokta Fetullah Gülen örgütü TSK’ya sızmaya başlıyor mu? Başlıyor. esas ağırlıklı olarak karşımıza çıkan sene 1980 ve sonrası. İlginç, askeri darbeden sonra. Demek ki 2008’den ardindan hızlandığını görüyorsunuz. Askerlerin burada rolü olabilmektedir sivil iktidarı da unutmayalım. Turgut Özal’ın da burada Fetullah Gülen cemaatinin büyümesinde rolü var. Gülen cemaatının sızdırdığı kişiler silahlı kuvvetlerde alt, minik rütbelerde. 15 Temmuz’da dahada ziyade albay, tuğgeneral seviyesinde. Silahlı kuvvetlerin kumanda kademesindeki üstünü ele geçirmek burada amaç.

“SONUÇTA TSK’NIN ETKİNLİĞİNİN, SESİNİN KESİLMESİ”

Burada mühim var olan TSK’daki kilit görevlere kendisinin adamlarını getirebilmek. Onların boşaltılması lazım ki, oraların doldurulması lazım. Fetullah Gülen açısından makro amaç bu; kendisinin personellerini üst kademelere getirebilmek. Siyasi iktidtar da FETÖ’nün bu maksadını anlayamadı. Siyasi iktidar da bu süreçte, anımsayın o senelerde Türkiye-AB ilişkileri ayni ritimde devam ediyor, askeri vesayet, TSK’nın etkinliği vs. Bu açıdan bakar iseniz elbette silahlı kuvvetlerin etkinliğinin azaltılması, Başka bir deyişle tek asama özellikle Genelkurmay Başkanlığı karargahı mühim konularda silahlı kuvvetlerin görüşlerini ifade ediyordu. kimi belki gereksiz var olan Bir takım şeyler olmuş mudur? Neticede ortada askeri vesayet kavramı var. Askeri vesayetten kastedilen TSK’nın kendisinin alanına giren, ülkenin güvenlik alanındaki etkinliğinin kırılması, TSK’nın sesinin kesilmesi. Neticede da bunun gerçekleştiğini görüyorsunuz.

“TSK’NIN SİCİLİ BU istikametten ZAYIF, VUKUATLI”

1960’lardan başlıyoruz, bu işin milâdını 1960 alırsanız, 2010’a civarindan 50 senelik asama var. Bu süreçte askeri darbeler oldu mu? Oldu. Siyasete direk müdahale oldu mu? Oldu. 1971 12 Mart muhtırası, 1980. Bunlar siyasete TSK’nın direk müdahaleleri. Biz bunlarla alakalı görüşlerimizi açık seçik kitaplarımızda yazdık. Askeri müdahaleler Türkiye’de demokrasiyi zayıflatmıştır. bu erken yaşadığımız sorunlara anne neden oluşturmuştur. TSK’nın sicili bu bakımdan zayıf, vukuatlı.

“SİYASAL İKTİDAR BEĞENMEZSE SİZİ GÖREVİNİZDEN ALIR”

TSK anayasal tek kurum. TSK’nın görev, görev ve sorumlulukları anayasa ve yasalarla çizilmiş. tek defa bu sınırlar içinde olmanız lazım. tersini düşünmek demokrasilerde mümkün değil. TSK’nın tabiki ülkenin kendisinin görev ve sorumlulukları alanına giren konular, ki bunlar özellikle güvenlik konularıdır. Görüşleri ve önerileri, teklifleri olması doğal, doğalın da ötesi vazifesi. Bunu tabiki evvel önce resmi makamlarla, resmi toplantılar kanalıyla TSK’nın görüşünü alakalı makamlara anlatacaktır. nihayet karar tabiki siyasi otoriteye aittir. Güvenlik konularıyla alakalı AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ Genelkurmay Başkanlığı, İngiltere’de olduğu benzeri tabiki Türkiye’de tek görevli mevki Genelkurmay Başkanlığı’dır. Görüş ve teklifinizi siyasi makamlara istek edeceksiniz. onay eder veyahut etmez. tabiki onların sorumluluğu. Ama mevzu önemliyse, ülkenin güvenliği açısından, sizin bunu kamuoyuyla paylaşmak göreviniz var. Siyasi iktidar sizin açıklamanızdan rahatsız olabilir, beğenmeyebilir, yasalar çerçevesinde sizi görevinizden alır.

“ÇÖZÜM SÜRECİNDE DÜŞÜNCELERİMİZİ KAMUOYUYLA PAYLAŞSAYDIK”

– ülkemiz çözüm zamani yaşadı. TSK endişelerini siyasi makamlara ilettti. ardindan neler yaşadı Türkiye? Bu konudaki endişelerini ahenk gösteren tek lisanla kamuoyuyla paylaşsa idi Bir takım konuların düzeltilmesinde acep öğe olabilmektedir miydi?

“SİLİVRİ’DE BİLE müdafaa YAPMADIM BENİM TARZIM DEĞİL”

2008-2010 çagi FETÖ tarafından yapılan, planlanan, icra edilenlerin en yoğun olduğu dönem. güç dönem. Yönetilmesi basit tek asama değil. Anlamakta zorlandığınız tek olayı yönetmenin ne civarindan güç olduğunu onay edin. Bir takım eksiklikler, noksanlar, yanlislar olmuş mudur, gayet tabii. Önemli var olan filhakika evvel önce bu özellikle 2008-2010 sürecindeki olayları tanimlamak lazım? amaç nedir, ne yapılmak istendi? Bu fevkalade mühim tek nokta. Çok açık konuşuyorum, emelim müdafaa uygulamak filan değil. Neyin savunmasını yapacağım? Silivri’de müdafaa yapmadım. müdafaa uygulamak benimsediğim devinim tarzım değil. Eleştiri yapanlar bilgiye dayalı eleştiri yapıyorsa saygı duyarız. Ama hiçbir bilgiye dayanmayan, Başka bir deyişle tek şeyi bilmeden bilgi sahibi olmadan düşünce sahibi olanlar. O tip eleştirileri de ciddiye alma vaziyetinde değilim. Özelikle 2008-2010 vaktindeki emellerini söyledim. kumanda kademesindeki mühim noktaları ele geçirmek. Bu çagi tanimlamak dahi zor.

“ERGENEKON DÜĞMESİNE 17 HAZİRAN 2007’DE BASILDI”

FETÖ’nün evvel tecrübesi Şemdinli soruşturması, 2005. Hedefte kara Kuvvetleri Komutanı vardır. Yaşar Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanı olmasını engellemek. Bir takım üst rütbeli subay ve generaller de var hedefte. Siyasi iktidarın bu davaya İhtiyaç duyulan desteği vermemesi neticesinde netice alınamadı, tek şey yapamadılar. Şemdinli’den ardindan 2006 seneninde Danıştay cinayeti var 17 Mayıs’ta. Olayların başlaması 19 ocakta 2007 Hrant Dink cinayetiyle başlıyor. amaç bu cinayetle TSK arasında bağlantı kurabilmek. İşi TSK üstüne yıkmak. Malatya’daki menfur cinayet, Danıştay, Ergenekon’la TSK üstüne yıkmak istemediler mi? Hrant Dink 19 ocakta 2007’de öldürülecek. Onun akabinde güvenlik Başbakan’ın önüne Ergenekon şemasını koyacak. Hrant Dink, Ergenekon irtibatını göstermeye çalıştılar. dahada ardindan 12 Haziran 2007 Ümraniye’deki el bombalarının bulunması. 22 Temmuz’da genel seçenek var. 27 Temmuz 2007’de Ergenekon düğmesine basılıyor.

Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir